Gönderen Konu: Kalp kırmaya değer mi?  (Okunma sayısı 1502 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

19 Eylül 2012, 01:09:49
  • Webmaster
  • Bağımlı Üye
  • ***
  • Join Date: May 2011
  • İleti: 166
  • Yer: Adana
  • Üye Seviyesi: +12/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Yas: 20
  • Webmaster
  • Referrals: 3
    • Parapsikoloji

Kalp kırmaya değer mi?

Doğan CÜCELOĞLU’NUN, Eğitimindeki Katılımcılarla bir konuşmasından
alıntıdır.*

> Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
> Bir Katılımcı: Hocam Allah’a Şükür bildiğimiz kadarıyla yok.
> Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı
milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
> Cevap: (neredeyse otomatik olarak çıkar: ÖLÜM
> Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz
olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir ama
bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Başka hiçbir şey
insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu
benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?
> Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlarlar)
> Cüceloğlu: Öleceğim belli ise, benim ölümcül bir hastalığım olduğuda
açıktır…
Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
> Katılımcılar: Hayır
> Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?
> Bir Katılımcı: Evet var.
> Cüceloğlu: Ya Yarın?
> Bir Katılımcı: Evet.
> Cüceloğlu: Ya 30 yıl sonra?
> Bir Katılımcı: Olabilir.
> Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor
musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?
> (Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü; genellikle yaşama böyle
bakmamışlardır.)
> Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu
sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir?
, Var mıdır böyle bir garanti?
> Bir Katılımcı: Yoktur Hocam.
> Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını ve
evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?
> (Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar) ve Bir Katılımcı: Hocam
konuyu değiştirsek?
> Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha
devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam
birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz,
o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler
mi yapardınız?
> Bir Katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.
> Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın,
gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan
birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı
iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular,
tartışma yada gerginlik yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu
sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna
sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit
ayırırdınız? Ona, yüreğinizin derininden gelen bir ‘Seni gerçekten çok
seviyorum’ demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması
sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?
> (Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından
bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir)
> Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı
bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda
karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde ‘Şimdi kalbini kırdım,
ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim’ diye kendi kabuğumuza
çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yaptığımız kırgınlıkları tamir etme
olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?
Add This Thread To:
  digg  slashdot  delicious  technorati  facebook  twitter  google  google

 ψ

Seo4Smf Tags: Kalp kırmaya değer mi?