Ezoterizm’e Giriş

“Ezoterik” (Yun. Esoterikos) terimi -kelime anlamı olarakkadim Yunan’da, içerdiği bilgi çoğunluğa açıklanmayan ve sadece takipçileri arasında birinden diğerine ve genelde sözlü olarak aktarılan her türlü gizli doktrine ya da öğretiye uygulanan bir terimdir. Pratik anlamda değerlendirildiğinde ise bu söz konusu “bilgi” esas olarak ruhsal (spirituel), okült2 ve bazen de majik3 bilgidir.

Ancak burada esas dikkat çekmemiz gereken şey, söz konusu bilgiyi içeren bu öğretilerin özünde sadece ruhsal gelişim amacıyla kullanıldıkları (ya da kullanılmaları gerektiği) gerçeğidir. Bu temel ana fikir doğrultusunda değerlendirdiğimizde ise sanılanın aksine, majik yani büyüye dayalı uygulamaların temelde ezoterizmin uygulama alanına girmediğini görürüz. “Ezoterik” deyimi bir başka deyiş ile de; “Bir doktrinin, Öğretinin ya da verilen herhangi bir şeyin gizli içeriği” olarak ifade edilebilir. Bu özellik nedeniyle Ezoterik öğretiler çoğu zaman Türkçe’ye “Gizli Sırlar Öğretileri” olarak da çevrilirler. Bu kapsamda baktığımızda ezoterizm hem gizliliği ve hem de ruhsal gelişmeyi bir arada içeren bir kavram olarak karşımıza çıkar. Buraya kadar yaptığımız tüm tanımları bir araya getirdiğimizde ise; “Ezoterizm sadece seçilmiş belirli bir topluluğa (inisiye olarak tabir edilir) ve yalnızca ruhsal gelişimi sağlamak amacıyla bir takım semboller ve/veya şifreler aracılığı ile aktarılan, çoğunlukla metafizik4 öğretilere verilen addır” diyebiliriz.

Ezoterik kelimesi Türkçe’de aynen kullanılabildiği gibi “içrek” ya da “batini” biçiminde de çevrilir. Ancak aslına bakacak olursak bu terimler ezoterizm kavramını yalnızca içsel yönü ile sınırladıklarından kavramın özünü tam olarak ifade etmezler. Çünkü pratikteki uygulamaları göz önüne alındığında ezoterizm, sanılanın aksine sadece batini yani içsel yanla sınırlı kalmaz ve aynı anda hem doktrini yani teoriyi ve hem de pratiği bir arada gerektirir. Bu özelliği ile (dikkat edin!) Beden ve Ruh olarak tanımlanan varlığın “bütününü” kapsama alanı içine alır. Hem içsel uyum ve birliğin sağlanması (ruhsal), hem de dışsal uyumun ve çokluğun (fiziksel) idrak edilmesi ezoterizmin temel konusudur. “Yaratılmış gerçekliğin içsel ve dışsal olarak idrak edilmesi ezoterizmin ana çalışma konusunu oluşturur” da diyebiliriz.

Bunu basitçe açıklamak için konuyla ilgili çok bilinen şu örneği verelim hemen: Elimizdeki metal paraya baktığımızda Yazı ve Tura olmak üzere birbirine benzemeyen iki farklı yüzü olduğunu görürüz. Ama bu farklılıklarına rağmen her ikisi de bir arada aynı fiziksel nesneyi ortaya koyarlar: metal parayı! Ezoterik öğretiler de tıpkı bu örnekte olduğu gibi, Yaratılış’ın sırlarına ulaşabilmek için yanlızca etrafımızda var olan, beş duyumuzla algılayabildiğimiz ve öğrenebildiğimiz fiziksel gerçekliğin değil ama aynı zamanda onun ötesin de var olan ruhsal gerçekliğin de keşfedilmesinin ve öğrenilmesinin şart olduğunu öngörürler. Çünkü onlara göre ruhsal ve fiziksel gerçeklikler, her ne kadar birbirinden tamamen farklı gibi görünseler de aslında birbirlerini tamamlayan ve “bütünü” oluşturan oluşumlardır. Ezoterizmin ana teması şöyledir: “Mutlak içsel özgürlüğü ve uyumu elde edebilmek istiyorsan tüm dışsal limitleri aşmalı ve tüm gerçekliği bir bütün olarak, bir arada idrak edebilmelisin.” Ezoterizmin temel amacı özgür ve bağımsız bir kişilik (personalite) yaratmak ama aynı zamanda da tüm bir içsel uyuma ve birliğe ulaşmaktır. Bunu, “kendi içinde bağımsız ama aynı zamanda da bütüne bağımlı olmak” kavramıyla da tanımlayabiliriz.

Biraz önce ezoterizmin içeriğini tanımlarken onun gizli yanından da bahsettik. Çünkü o, sözlerin ve yazıtların kelime anlamlarından çok ifade ettikleri özleri ile ilgilenir. İşte bu kavram çok önemlidir ve ezoterik sistemi ekzoterik5 ya da dinsel sistemlerden ayıran anahtar noktadır. Bu konuda tüm ezoterik öğretilerin verdiği mesaj aynıdır: “Asla okuduğunu kelime anlamıyla değerlendirme! Mutlaka arkasında var olan gizli anlamı, derinlerde saklı olanı görmeye çalış!” Ezoterizme gönül vermiş olan kişi amacına ulaşabilmek için, yazıtın ya da duyduğu söz ya da deyişin arkasında var olan gerçek hazîneyi bulabilmek için daha derinlere doğru gitmek zorundadır. Bu ise doğrudan, tecrübeyi ve kişisel farkındalığı da beraberinde gerektirir ki bu uğraş kimi zaman, hatta çoğunlukla, bir insan ömrüne sığmaz. Ruhsal gelişimini sağlamak amacıyla ezoterik anlayışı uygulamaya çalışan kişi, tüm yaşamı boyunca tecrübesini aklını, iradesini ve inancını kullanarak seçtiği yolda ilerlemeye çalışır. İşte bundan dolayı ezoterik yol herhangi bir dogmaya, onu sorgulamadan koşulsuz olarak itaat etmeye, bağlanmaya ve körü körüne inanmaya karşı çıkar. Şimdi konuyu biraz daha açabilmek için tarih boyunca ortaya çıkmış tüm ezoterik öğretilerin ortak noktalarını ana hatlarıyla ortaya koymaya çalışalım. Bu bize ezoterizmin nasıl bir şey olduğu konusunda daha net bir fikir verecektir kuşkusuz

Devamı için aşağıdaki linki inceleyin.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir