BACAKLAR

Bacaklarımızın birinci ve fizyolojik rolü nedir? Hareket etmemizi, öne arkaya, bir yerden başka bir yere ve elbette diğer insanlara doğru gitmemizi sağlayan bacaklarımızdır. Dünya ve başkaları ile ilişkiye geçmemizi sağlayan hareket vektörlerimizdir. Bacakların “toplumsal” simgesi çok güçlüdür. Yakınlıkları, kerşılaşmaları, ilişkileri, öncülük etmeyi sağlar. Bacakla ilgili olan her şey uzamdaki harekete ve özellikle ilişkisel uzama bağlıdır. Şu halde bacaklarımız ilişki vektörlerimizdir. İlişkilerin psikolojik belirtileri ve potansiyel fizik unsurlarıdır.

Bacaklarımızda gerginlik ya da ağrı olduğunda bu, dünyayla ya da biriyle ilişkilerimizde gerilim yaşadığımız anlamına gelir. Zamanın ilişki uzamında ilerlemekte ya da geri çekilmekte güçlük çekeriz. Bacaktaki yerini saptama kesinleştikçe, yaşadığımız gerginliğin türünü daha iyi belirginleştirecek ve hiç kuşkusuz anlamayıda sağlayacaktır.

Kalça
Kalça sorunları, ağrılar, gerilimler, tıkanmalar, artrozlar vb. derin inançlarımızın “temel”inin yeniden söz konusu olduğu bir durum yaşadığımızı gösterir. Bacağın birinci ve ana desteği olan bu eklemin ayrılması, hayatla ilişki konusunda temel iç desteklerimizin, en derin inançlarımızın da bizi bıraktığı anlamına gelir. Bizden ya da başkalarından kaynaklanmış olsun, ihanet ya da terk etme kavrammlarının tam olarak ortasındayız.Eğer söz konusu olan sol kalçamız ise(baba) Yang ile ilgili bir ihanet ya da terk etme durumu içindeyiz. Eğer söz konusu sağ kalça ise; Yin (anne) ile ilgili bir ihanet ya da terk etme söz konusu içindeyiz.

Diz
Bir dizimiz ağrıdığında bundan, özel bir geçmişe katlanmakta, kabullenmekte güçlük çektiğimiz anlamına geldiğini kolaylıkla çıkarabiliriz. Bacaklar düzeyindeyiz, o halde gerilim dış ya da iç dünyayla, başkaları ya da kendisiyle ilişkisel nitekliktedir. Dizlerdeki “mekanik” ağrılar ya da sorunlar, dünyayla ilişkimize uygun bir heyecanın, bir hissin, bir düşüncenin ya da bir anının kabullenilmediği, hatta reddedildiği anlamına gelir. Bilimçte yaşanan, içimizde reddettiğimiz derin inançlarımızı allak bullak eden, dağıtan, bozan bir şey döz konusudur. Tam tersine, bilinçdışından(iç sesin mesajı) ortaya çıkan, “alışkanlık”ları ya da benimsenmiş ve yerleşmiş inançları altüstü ettikleri için “kabullenmekte”, günlük yaşantımızla, bilincimizle bütünleştirmekte güçlük çektiğimiz bir heyecan, bir his ya da bir anı söz konusu olabilir.

Ayak Bileği
Ayak bileği sayesinde yerdeki desteklerimiz (ayaklar) üstünde durabiliriz. Bacağın diğer ucudur. Ayak bileğindeki burkulmalar, ağrılar ve trawmalar, onlara göre denge ya da esneklikten yoksun olduğumuz anlamında bize ilişkilerimizdeli güçlüklerden söz edecektir. Karşımızdakine göre resmi olarak durma tarzımızın, konumlarımızın, hayat ölçütlerimizin artık uygun olmadığı, bizi tatmin etmediği ve bunu değiştirmekte, “hareket ettirmek”te güçlük çektiğimiz bir dönem geçirdiğimiz anlamına gelirler. Bur tutumlar, esneklikten ya da yumuşaklıktan, denge ya da gerçekçilikten yoksundur.

O zaman kendimizi durmaya zorlarız, çünkü bu yönde artık devam edemeyiz, ilerleyemeyiz. Sahip olduğumuz ya da istediğimiz konum iyi değilse, o zaman destek noktamızı “objektif” denilen referans ölçütümüzü, yani bilinçli olarak kabul edilmiş ve benimsenmiş sış inancımızı değiştirmemiz gerekir. Ayak bileğindeki gerilimler ya da acılar, bir şeye karar vermekte, hayatımızda ya da hayatımız için önemlimli bir karar almakta zorlandığımız anlamına gelir, çünkü verdiğimiz karar, bize uygun gibi gelen şuanki konumu değiştirebilir.

Ayaklar

Tutumlarımızı, doğrulanmış ve benimsenmiş konumlarımızı, oynadığımız resmi rolü temsil eder. Dünya karşısında tutumlarımıza göre yaşadığımız gerilimleri ifade eder. Alışık olduğumuz davranışların, aldığımız ya da sahip olduğumuz tavırların, güvenilirlik, değişmezlik ya da güvenden yoksun olduğunu gösterirler. Hem ayrıca, rahat olmayan, korkan ya da düşüncelerini, konumlarını söylemeye cesaret edemeyen biri içim “çekingen adım atıyor” demiyor muyuz ya da daha kabaca “adım atmıyor” demiyor muyuz?

vücuttaki ağrılar

Ayak Parmakları
Büyük ayak parmağı (ayak başparmağı)

Dalak-Pankreas ve Karaciğer olmak üzere iki meridyenin başladığı tek ayak parmağıdır. İlişki bu nedenle menopoz döneminde, bu ayak parmağında sık sık görülen şekil bozukluğu gelişir. Bu ayakbaşparmağındaki travmalar ya da gerilimler, maddi(ayağın iç tarafı) ya da duygusal(dış tarafı) boyutta olsun, dünyayla ilişkimizdekine benzer bir gerginlik hissettiğimiz anlamına gelir.

İkinci ayak parmağı (ayak işaret parmağı)

Mide meridyeninin geldiği, yani maddeyle ilişkimizi, bu maddeyi sindirmemizi yöneten ayak işaret parmağı meridyenidir. Bu parmaktaki kabarcıklar, nadırlar, ağrılar ya da travmalar bizim, bazı maddi ya da meslikeli durumları yönetmede güçlük çektiğimiz anlamına gelecektir.

Üçüncü ayak parmağı ( ayak ortaparmağı)

Bu parmakta organik bir meridyen yoktur, ama üçlü ısıtıcı ile dolaylı bir ilişki içindedir. Şu halde ilişkile ilgili tutumlarımızın dengesinin ve tutarlılığının parmağı, orta parmaktır. Buradaki ağrılar, özellikle gelecekle ilgili ilişkilerimizi dengelemekte güçlük çektiğimiz anlamına gelir. Daha ileri ve doğru bir şekilde gitmek bu ayak parmağını ifade edebilir.

Dödüncü ayak parmağı (ayak yüzükparmağı)

Bu safrakesesi meridyeninin ulaştığı parmaktır. Haklılık ve haksızlık, mükemmeliyet arayışı anlamında, dünyayla ilişkilerimizin ayrıntılarını temsil eder. Bu ayak parmağında gerilim,kramp ya da acı hissettiğimizde, haklılık ya da haksızlık açısından zor bie ilişki durumu yaşıyoruz demektir. Koşullar ve koşulların niteliği düzeyinde bizi tatmin etmeyen bir ilişki söz konusudur.

Küçük ayak parmağı (ayak serçe parmağı)

İdrar torbası meridyeninin son bulduğu parmak, bu küçük ayak parmağıdır. Organik sıvıların ve “eski anılar”ın boşaltım meridyenidir. Bu ayak parmağınızı çarptığımızda, ki bu çok büyük acı verir, eski anıları ya eski ilişki şemalarını anlatmaya çalışırız. Hiç kuşkusuz artık bizi tatmin etmeyen eski elışkanlıkları, dünyayla ve başkasıyla ilişki tarzlarını değiştirmeye çalışırız. Travma ya da acı çekme yoluyla, eski tutumların bu dışa atılımını kolaylaştırmak ve bunların yerine diğerlerini koyabilmek amacıyla enerjilerimizi harekete geçiririz.

Uyluk ve Uyluk kemiği

Yüzeye çıkan anı çok güçlü olduğunda ya da kişisel inanç yapısının(kemik)ya da kişinin hayat seçimlerini altüst ettiğinde, bir kişinin kabul etmek istemediği ve yüzeye çıkan bilinçaltı ve derin anıların ya da yaraları, gerilimleri hatta bir uylukkemiği kırığı aracılığıyla uylukta belirecektir.

Tam tersi durumda, kişinin kendi bilincinde, zihninde, kabullendii ama aslında kendi içinde kabul edemedii ya da kabul etmeye hazır olmadığı geçmiş yaşantılar ve deneyimler söz konusu olabilir. Kişinin knedine göre önemli saydığı (örneğim terfi, iş, evlilik) ve zihninde anlayıp kabul ettiği bir şeye boyun eğmek zorunda kalan birinin durumu olabilir. Bununla birlikte kendisinin en derininde, onu kabul etmez. Olayları anlamasını sağlayan bütün mantıksal nedenlere rağmen, onları bütünleştirmeyi reddeder. Ağrı ya da travma uyluk kemiğinde olursa bu, gerilimin derin yapıyla, kişinin bilinçaltı inançlarıyla ve değerleriyle ilişkili olduğu anlamına gelir. Buna karşılık eğer bu uylukta, kaslarda olursa, daha önemsiz bir belirti karşısındayız demektir, çünkü yapıya fazla zarar vermemiştir.

Baldır, Kaval Kemiği ve Kamış Kemiği

Bu rahatsızlıklar, yaşantımızın bazen dış hayat ölçütlerimizin içine katabileceği değişiklikleri kabul etmekte güçlük çektiğimisan söz ederler. Dünyayla ilişkimizin alışılagelmiş bakış açısı üzerinde konum ya da düşünce değiştirme sıkıntımız, bacağın bu bölgesinde kırığa kadar varabilecek bir ağrı aracılığıyla kendini gösterebilir. Gerilim aşırı olduğunda ve sadece dıştan zorlanan burkulmayı kabul edebilen konumlarımız yere fazlasıyla bağlanıp yerleştiğinde kırık meydana gelir. O zaman kavalkemiği ya da kamışkemiği, hatta ikisi birden “pes eder”. Fakat basit bir baldır sertliği, hareket etmekte, ayak bileğine ve ayağa hareket etme görevini, hayatta destek noktası değiştirme imkanı vermekte güçlük çektiğimiz anlamına gelir. Örneğin, bacağın bu bölümünde ortaya çıkan siyatik, bize bu güçlüğü ifade eder. Bu noktada bütün temek anlamıyla, elbette bir siyatik söz konusudur ama ayrıca belirtinin baldırda olması anlama daha keskinlik katar.

Vücudumuzun “alt” kısmıyla ilgili her şeyi, bacaklarımızı, aşağıdaki şemada gösterebilir ve özetleyebiliriz. Bu şema olup biteni ve nasıl olduğunu basit bir şekilde görselleştirmemizi sağlayacaktır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir