Derin düşünme. Kavramlar ve eşyanın tabiatı hakkında ayrıntılı biçimde, kalpten düşünme. İki bilgi arasında bir ilişki kurarak meçhul olan üçüncü bilgiye ulaşma.

Mistisizm ya da pek kullanmadığımız Türkçe deyimiyle Gizemcilik, kelime anlamından da anlaşılabileceği gibi temelde bir gizem ile ilgili olan bir bağlantıyı ifade eden bir kavramdır. Bu kavram felsefi açıdan bakıldığında, insan ruhunun tanrısallığa doğru olan dinsel bir eğilimi ya da arzusu olabildiği gibi, bu tür bir arzu ve eğilimin dışında gelişen bir başka sistem de olabilir.

Temel olarak baktığımızda felsefi bir sistem olarak mistisizm insanın, daha doğrusu insan ruhunun, tefekkür9 ve sevgi yoluyla, • • Yaratıcı ile (ama Oz’ü ile değil!) doğrudan bir birlik oluşturma ve bu sonuca giden yolları ve süreçleri belirleme çabalarını ortaya koyar. Öğretinin anlayışına göre bu tefekkür işleminin temeli, Sınırsız Olan’m bilgisinin, karşılaştırma yoluyla dolaylı olarak değil ama sezgi yolu ile (sevgi) doğrudan idrak edilmesidir, işte bu fark, bu sistemi diğer ezoterik öğretilerden ayırır.

Son ortaya koyduğumuz açıklamaya göre biraz daha ayrıntılı bir tanımını yapmak istediğimizde; “Mistisizm doğrudan deneyimleme, sezgi ya da idrak yoluyla, mükemmel gerçeklik, tanrısal, ruhsal gerçek ya da bunların bilinçli farkmdalığı ile birlik oluşturmayı arayıştır” diyebiliriz. Aynı zamanda bu deneyimin, tanrısal bilgi ya da anlayışın önemli bir kaynağı olduğunun da inancıdır.

Mistisizmi benimseyen kişiler Mistik ya da Gizemci olarak adlandırılırlar. Mistikler genel anlayış olarak, günlük yaşantımızda beş duyumuzla algıladığımız, fiziksel görüntülerin arkasında gizli bulunan daha derin ve daha temel bir varoluş durumu bulunduğunu düşünürler.

Onlara göre bu gizli ya da saklı durum, odaklanılması gereken esas noktadır ve birbirinden farklı çeşitli durumlar biçiminde idrak edilebilir. “Nedir bu farklı durumlar?” dersek: Yaratıcı, mükemmel gerçeklik, evrensel varoluş, yüce bir güç ya da bir ilke. Mistiklere göre söz konusu ettiğimiz, bu temelde farklı ama özünde Bir olan durum(lar) her ne kadar gizli ya da saklı olsalar da yine de doğrudan anlaşılabilir ya da deneyimlenebilir durumdadırlar.

Bu tür deneyimlere çeşitli öğretilerde vahiy, tanrısallığın doğrudan deneyimlenmesi, Nirvana (Budizm), aydınlanma (Gnostisizm), satori (Zen Budizmi), Samadhi (Hinduizm) vs. gibi çok çeşitli adlar verilir. Meditasyon, zikr, dua vs gibi bir takım yollarla sağlanan bu deneyimler bazen kişinin benliğinin ortak bir evrensel benlik içinde erimesi ya da tüm Varoluş ya da Tanrısal (Kozmik) Bilinç ile sağlanan bir ara bağlantı biçiminde karakterize edilirler ve genellikle beraberinde gelen bir barış, neşe ya da mutluluk duyguları biçiminde algılanırlar.

Her ne kadar halk arasında dinsel bir kapsamda değerlendirilseler de mistik deneyimler herhangi bir dinsel eğitim ya da eğilimden bağımsız olarak, herhangi bir anda ve herhangi bir kişinin başına gelebilir. Bu deneyimler bilinçli harcanan çabalarla sağlanabildiği gibi hiçbir çaba göstermeden, bilinç dışı olarak kendiliğinden de gerçekleşebilir ve hiçbir dinsel deneyimle ilgisi olmayabilir.

Bunu da dikkate alarak çok rahatlıkla; “Mistisizm kavramı, eğitim ve pratik yoluyla mistik deneyimler yaşamak için yapılan bilinçli ve sistematik çabaları işaret etmekte kullanılır” da diyebiliriz. Bu amaca yönelik olarak kullanılan teknikler ise meditasyon, dua, dünyasal zevklerden uzaklaşma, çeşitli mantraları10 ya da tanrısal adları tekrarlama vs biçiminde olabilir. Her ne kadar mistikler çoğunlukla bir dinsel mezhebin üyeleri olsalar da, çoğu zaman öğretilerinde ve pratikte belirli dinsel bakış açılarının ötesine giderler.

Bu çok kısa açıklamaları yaptıktan sonra şimdi, insanlık tarihi boyunca dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkmış ve insanlığı derinden etkilemiş en önemli ve temel bir kaç ezoterik ve mistik öğretiyi biraz daha yakından inceleyelim. Çünkü konumuzun bundan sonraki esas aşaması olan ruhsal gelişim yolumuzda kullanacağımız temel kavramları bu öğretilerin temeline oturtacağız. Bu öğretileri incelerken, ayrıntıda birbirlerinden çok farklı gibi görünen temel ortak noktaları yakalamaya çalışmamız gerekir. Farklı adlar, farklı yerler, farklı varlıklar, ama hep aynı temel kavramlar.

Sanskritçe. Man (akıl)-tra (araç). Dini hece ya da şiir. Ruhsal kanalları açmak amacıyla kullanılan sözcük ya da şekiller.

Kaynak: Ezoterik Öğretiler – Ahmet Akıncı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir