Okült Alanlar – Okültizm Nedir?

Okült ilimler, kökende bütün ilmi alanların kural ve felsefi açıdan kaynağı sayılacak bir birikime sahiptir. Ancak ilim denildiğinde, öncelikle teolojik bilgi ve kendini bilme anlayışı akla gelmelidir. Bunun nedeni; bilimin deneysel yöntemine karşın, ilmin tanımını fazlaca idea içeren bir alana girmesi olsa gerek. Bu da, ilim gerçeğini doğurur. Bu gizli öğretiler, her ne kadar kıyıya köşeye atılmış gibi dursa da, kuşaktan kuşağa inisiye olan birimler tarafından okült ve ezoterik çerçevede “Eskilerin Yolu” olarak günümüze aktarılmış tamamlayıcı bilgilerdir.

Okült ilimler, doğa ve insandaki fizik ötesi özellikleri kullanmaya yönelik içrek olanın hal bilgisidir. Gerek bellek kromozomlarımızdan, gerekse beynimizin elektriksel faaliyetlerinde, kısaca yaratılış sırrımız da zaten var olan; ancak gizli kalan bir özelliktir.

Enerjimizin potansiyelini ve her şeyin, bir olduğunu kavrarsak, böylesi bir etkileşimin nasıl ortaya çıktığını anlamamız kolaylaşır. Okült anatomimizin, kendine özgü enerjik alanının, daha yüksek frekanslardaki enerjilere kanalize olabilmesi mümkündür. Temel olarak fizikötesi ve meditatif olan her bilgi ve uygulama; uzun süreçleri aşmayı gerektirir. Bu yeniden kendini yaratma süreci, diyebilirim ki; mistik anlamda, zihin üzerinde aşkın bir açılım oluşturur. Ayrıca, insanın enerji bedeniyle, fizik bedeni arasında dengeli bir yenilenmenin kurulmasına neden olacağı da önemli bir gerçektir.

Düşünsel akımlara gerektiği kadar göz atmakla başlayalım. İnsanın Yaradan’ı, Kozmos’u ve kendi varlığının nedenini anlama çabası ve arayışı sonunda meydana çıkan tüm görüşler, Spiritüalizm ve Materyalizm adıyla iki ayrı felsefi akım çerçevesinde belirlenir. Spiritualist inanış; bize, her doğmuşun ve görünen tüm oluşların, külli Ruh’un maddi halde belirmesinden, O’nun imgeleminden ortaya çıktığını söyler. Gözlemci ve gözlenen farkı bulunmaz. Her şey bir ve aynidir. İlahi bir mutlak güç sahibi, kendi kendisinin farkında olabilecek tümel yapı olarak düşündüğü varlık aleminde ve bunun aynısında görünmez arzu etmiştir. “Ol!” Kün emri ile varlık ortaya çıkmıştır. Var olanlar, Allahın aynası durumunda olup varlık;gölge ve geçicidir, Allah, tek gerçek varlıktır.

Spiritüalizm de, Allah’ın mahiyeti konusu, fikir ayrılığı doğurur. Bu Spiritüalizm de ki Deist ve Teist görüşlerinin farklılığıdır.

Deizm, bir kez yaratılan alemlerin Allah tarafından bir daha müdahale edilmeden, işleyişinde yasalarla baş başa kaldığını ve dinsel bilgilerin öğretilmeye gerek olmadan akıl yoluyla kavranabileceğini savunur. Yani o her şeyin dışında ve mutlaktır. Bir Deist, dinlerin ilahi değil insan eliyle ortaya çıktığını düşünür.

Teist ise, “Allah her şeyi kuşatır, kapsar her zerrenin her an yanında içinde ve yönetendir. vahiy yolu ile gönderdiği kutsal kitap ve elçiler vardır.” der

Teizme göre Allah, insanın ibadetine layıt tek varlıktır. onu bilebilmeli ve erişmeye çalışmalıdır.

Materyalist felsefeyi incelediğimizde; madde topluluklarının tümünün canlı ve yaratıcı oluşuna dayanan bir anlayışla yola çıkıldığını görürüz.

Yaradan’ın varlığı inkar edilerek, maddenin bir yaratıcısının bulunmadığı, kendince varlığını sürdürdüğü iddia edilir. Böylece, dinler yadsınır.

Ateizm, tanrıtanımaz ve dolayısı ile, dine inanmayan bir görüştür. Ancak, ateist olanların büyük kısmında, inanca ilişkin sezgisel bir çekimin bulunduğu bir çok defa gözlemledim. Çoğunlukla bunu şöyle ifade etmişlerdi: “Bir gücün, varlığına inanıyorum,” Bir kısmı da, yaşamın beklenmedik olayları sonucu inanç sistemlerini tekrar sorgulama gereği duymuşlardı. Aslında çok imanlı kimseler de, tam tersine bu duruma çekilebilir, inancını kaybedebilir, ne de olsa büyük sınav yavaş boyu sürmektedir.

Gelelim Agnostik yani bilinmezci tavıra… Bu akımı kapılanların bakış açısı da; “Allah evreni yaratan yegane varlık mıdır, bu bilinemez, bizce kanıt yetersizliği söz konusudur.” şeklinde düşünen ve kararsız kalan konseptte şekillenmektedir. Bu durumda, Agnostikler, dinleri ve Allah kavramını dışarıda bırakırlar. Bunun nedeni, insanın bilme ve özelliğinin sınırlı olduğuna duydukları inançla birlikte görünen gerçekliğin ardında bir sır veya başka bir gerçek varsa dahi, buna ulaşılamayacağını düşünmeleridir.

Okültizm yani Gizlicilik, eğer Allah’a ulaşma anlamında ise, Mistisizm ve Tasavvuf olarak bir açılıma geçmiş demektir.

Ama, doğa ve insanlara müdahil olmayı, etkilemeyi, değiştirmeyi amaç edinmiş bir Gizlicilik söz konusu ise, artık bu tip Okültizme; Maji, Astroloji, Numeroloji, Kahinlik ve Simya eşlik edecektir. Böylece, doğaüstü güçler harekete geçirilerek, doğa ve insan etkilenecektir. Okült felsefe, temelde tek bir Tanrı inancı taşımayı öngörür. Tabi, okült bilginin çok tehlikeli olabilecek kısımları da vardır, kötü amaçla kullanımını engellemek ve ehil olmayanlara majikal sırları vermemek gerekeceğinden, tarih boyunca gizli bilgiler olarak özenle saklanmışlardır.

Maji, hem bir bilim hemde gerçekte ince bir sanattır. Utkuları barındırmazsa sadece egolara hizmet için uygulanırsa yüksek maji olmaktan çıkacaktır. Aşağı düzeyde ve sadece bir Büyü halinde kullanılan majik ritüeller, sahibini kısır bir döngüyle karanlıkta bırakır. Bu çalışmaların ona bir şey kazandırması söz konusu olamaz.

Genellikle sembolik diller ve işaretlerle korunan belirli okült bilimleri temel olarak Maji, Simya, Teurji, Psişurji, ve Astroloji şemsiyesi altında toplayabiliriz. Numeroloji, Kahinlik ve Falcılık da, alt dalları olarak ayrılır. Ekol olarak ise, tümüyle Ezoterik, Teozofik ve Parapsikolojik bazda değerlendirilmeleri gerekir.

Parapsikoloji; spritualist ve metapsişik alanı kapsar. Ezoterizm ise yüksek bilgiler silsilesidir.

Okültizmle ilgili alanlar söz konusu olduğunda şöyle bir dizin yapılabilir: Ezoterizm-Hermetizm-Teozof-Sembolizm-Mistisizm-Spiritualizm-Gnostisizm-Neoplatonizm-Neopisagorculuk-Kabalistik Öğretiler-Parapsikoloji

Okültizm Nedir? Bu soruya en açık olarak şöyle yanıtlayabiliriz: İnsanı, doğayı ve arasındaki bağlantıları inceleyen ve aslında en başında hermetizmi belirleyici tek bir tradisyon olarak yola çıkan saklı öğretilerin, ritüellerin sanat halinde çalışılması, uygulanması ve hayata geçirilmesi Okültizm’dir.

“Bilgileri almaya yazır olanlar için perdeler yavaş yavaş açılabilir.”

Kaynak: Okültizm ve Enerji – Geçmişten bu güne yolculuk. (Ferda Ercan Uluyan)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir